Vizyonumuz, farklı uluslara, kültürlere veya dinlere mensup insanların toplumsal yaşamın her alanına katılım sağlayan ve toplumu şekillendiren, eşit haklara sahip bireyler olmasıdır. UID bu vizyona ulaşmak için, tüm dünyada Türklerin ve kardeş toplulukların yaşadıkları ülkenin toplumuna intibakını destekleyen çalışmalar yapmaktadır. Kurumsal çalışmalarımızın temelini farklılıklara saygı ve karşılıklı anlayış oluşturmaktadır. Bundan dolayı UID, temsil ettiği gurubun ihtiyaçlarını ve haklarını gözeten bir sivil toplum kuruluşu olmayı, önyargıları gidermeyi ve toplumun huzuru için dünya çapında farklı kurumlarla iş birliği içinde olmayı kendine görev edinmiştir. UID faal olduğu ülkeler ile Türkiye arasında bir köprü vazifesi görüp, ülkeler arası ilişkilere katma değer sağlamaktadır.
VİZYONUMUZ
UID – BIZ KİMİZ?
2004 yılında Köln’de UETD – Union of European Turkish Democrats ismi altında kurulan ve tüm dünyadan gelen taleplere cevap verebilmek için, 20 Mayıs 2018’de Bosna Hersek’te gerçekleşen, 6. Olağan Genel Kurulu ile ismini UID – Union of International Democrats olarak değiştirerek bir dünya teşkilatına evirilmiştir. Bugün UID’nin 17 ülkede 152 şubesi bulunmaktadır. Faal olunan ülke sayısı 2023yılına kadar dünya çapında hızla artacaktır. UID Türklerin ve kardeş toplulukların ilişkilerini küresel çapta güçlendirerek ekonomik, sosyal ve kültürel olarak daha yakın ilişkiler tesis edecektir.
TOPSUMLAR PROMBLEMLER
Toplumsal problemler Yurtdışında yaşayan insanlarımızın büyük bir bölümü yaşadıkları ülkede doğmuş, büyümüş ve bu ülkeleri yaşam merkezleri olarak benimsemişlerdir. Birçoğu meslek sahibi olmuş, eğitim kurumlarından başarıyla mezun olmuş veya akademik derecelere ulaşmıştır. Özetle; dünya toplumunun merkezinde yerlerini almışlardır. Bununla birlikte, geçmişinde göçmenlik olan insanlar iki kültürün etkisi altında olmakla beraber bu kültürlerin ötesinde yaşamaktadır. Yaşadıkları ülkelerin koşulları ve gereksinimleriyle ilgilenmek ve dertlenmek durumundadırlar. Bu da doğal olarak bazı çatışmalara yol açmaktadır. Geleceklerini yaşadıkları coğrafya üzerine tasarladıkları için bu konuda istikrarlı ve uzun vadeli çözümlere ihtiyaç duyulmaktadır. Toplumumuzun ürettiği iç dinamizm ve irade, yaşadıkları ülkenin toplumuna intibak etmelerine tek başına yetmemekte, artan ihtiyaç ve beklentileri dile getiren kurumlara her zaman olduğundan daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle, modern demokratik göç toplumunu güçlendiren kaynakları oluşturmak, inşa etmek ve desteklemek gerekmektedir.
UID’NIN ÇALIŞMA ALANLARI
Irkçılık, İslam düşmanlığı ve Antisemitizm ile mücadele
Irkçılık, İslam düşmanlığı ve Antisemitizm ile mücadele İnsanların; dinleri, dilleri, renkleri ve etnik kökenleri nedeni ile uğradıkları ayrımcılık, toplumsal barış için büyük bir sorun oluşturmaktadır. Müslümanlara ve Yahudilere yönelik aşağılayıcı sözleri kullanılması ve saldırıların yapılması ne yazık ki istisnai durumlar değildir. Bugüne değin birçok kez ırkçı ideolojinin toplumun merkezine nüfuz ettiğine şahit olunmuştur. Irkçı saldırıların sayısının artması ve medyada kullanılan İslam karşıtı söylemler ırkçılığın toplumun merkezine yerleştiği gerçeğini kanıtlamaktadır. Almanya Federal Kriminal Dairesi kayıtlarına göre 2015 yılında sadece Almanya’da ibadethane ve camilere 75 ırkçı saldırı yapılmıştır. 2017 yılındaysa sırf camilere ve müslümanlara olan sadırıların sayısı 950’ye yükselmiştir. Dünya çapında ve özellikle Avrupa’da gözlemlenen ırkçılık, demokrasimiz ve ortak değerlerimiz için ciddi tehlike oluşturmaktadır. Bu nedenle kurumumuz ırkçılık, İslam düşmanlığı ve antisemitizm ile mücadeleyi çalışmalarının merkezine koymaktadır.
Çifte vatandaşlık hakkının tanınması
Çok kültürlülük toplumumuzun yaşam realitesidir. Ancak, çifte vatandaşlık hakkının tanınması bu realiteye uygunluk göstererek kimlik çatışmalarını önleyecektir
İslam’ın resmi din olarak tanınması
İslam ve Müslümanlar, tüm dünyada toplumun ve yaşamın ayrılmaz birer parçasıdır. Sadece Avrupa’da yaklaşık 7 milyon Türk yaşamakta ve büyük bir
çoğunluk kendini Müslüman olarak tanımlamaktadır. İslam’ın resmi din olarak tanınması Avrupalı kurumlar ve çoğunluk nezdinde toplumda hak ettiği saygıyı ve diğer semavi dinler gibi eşit değeri görmesini sağlayacak toplumsal barışa katkı sağlayacaktır.
Yerel seçimlerde oy kullanma hakkı
Belediye seçimlerinde oy kullanma hakkının tanınması toplumla özdeşleşmeyi güçlendirir, yurttaşlık bilinci ile sivil toplum angajmanını ve katılımı arttırır. Biz bir şehirde kalıcı olarak yaşayan tüm yabancı vatandaşların belediye seçimlerinde oy kullanabilme hakkını savunmakta ve bu hakkı elde edebilmek için seçim yasasının değiştirilmesini talep etmekteyiz.
Göçmenlerin katılımını teşvik etmek
Katılım, kendini toplum ile özdeşleştirmeye ve daha fazla sivil toplum çalışmaları içerisinde sorumluluk almaya yol açmaktadır.Biz, göçmen kökenlilerin ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel katılımını önemsemekte ve desteklemekteyiz.
Resmi daireler, devlet kurumları ve bürokraside çok kültürlülük
Topluma intibak iş hayatına katılım ile gerçekleşir. Özellikle devlet kurumları meslek eğitimi imkânı sunarken çok kültürlü gençleri istihdam ederek öncü rolü üstlenmelidir. Biz bürokrasideki çok kültürlülüğün yerleşmesi için kota sisteminin gerekliliğini savunmaktayız.
Çift dilli eğitim
Çok dillilik büyük bir potansiyel ve kaynaktır. Anadile hâkim olmak ve
geliştirmek, başka dilleri öğrenmek için güçlü bir temel oluşturmaktadır. Çift dilli eğitim, anaokulunda başlamalı ve öğrenim hayatının her aşamasında ilerletilmeli ve desteklenmelidir.
Göçmen kökenli gençlerin desteklenmesi
Küreselleşen dünyada çok dillilik ve çok kültürlülük bireye ayrıcalık sağlamaktadır. Biz Türk kökenli gençlerimizin anadilini ve yabancı dil öğrenimini destekliyor, Türkiye ile Avrupa Birliği ülkeleri arasında öğrenci değişim programlarının yoğunlaşmasını, okul, meslek okulu ve yüksek okul diplomalarının iki taraflı tanınmasını talep ediyoruz.
Kentleşme ve entegrasyon
Getto ve etnik ayrışmanın oluşması toplumac intibakı kolaylaştıran kentleşme politikaları ile engellenebilir. Mevcut olan getto mahalleler ve bölgeler farklı kesimlerin bir arada yaşama kültürüne uygun olarak tasarlanmalı ve teşvik edilmelidir. UID, yaptığı sosyal projeler ile mültecilerin yaşadıkları ülkenin toplumuyla bütünleşmesine önemli bir katkı sağlamayı arzulamaktadır.
ASEAN, AB ve Şanghay İşbirliği Örgütü’ne katılım
Rusya, Asya ve Avrupalı Türklerin sosyal, siyasi ve ekonomik katılımının artması ve toplumsal düzeyde daha çok temas kurulması çoğunluk toplum ile bütünleşmeyi hızlandıracak, önyargıları giderecek ve toplumsal barışı sağlayacaktır. UID, bu sebeple Türkiye’nin ASEAN, AB ve Şanghay İş birliği Örgütüne katılımını desteklemektedir.
